Güllerin arasında siyah bir kedi,

İlk dördün ayı altında

Puslu, eflatun alev çiçekleri,

Vanilya çiçeği ve gece kokulu şebboyların

Tatlı esintileri.

 

Bahçe öylesine dingin,

Başı döner gibi ay ışığında.

Bu hoş esansın tadını çıkaran,

Gelincikler, afyonlu bir rüyada.

 

Ateşböcekleri görünüp kayboluyor

Yukarıda, altın çiçeklerin tomurcuklarından

Aşağıda, ayaklarımın dibindeki

Tatlı kuduz otlarına kadar.

 

Yapraklarda ve çardaklarda parıldıyor,

Kartopu çalısının içinden

Bir mızrak gibi geçen ay.

 

Hercai menekşelerin o küçük yüzleri

Bana bakıyor sanki.

Güllerin arasında sessizce yürüyen kedi,

Bir dalı sallıyor

Ve bozuyor bu damalı deseni,

Düşen bir yaprağın

Suyu bulandırması gibi.

 

Sonra sen geliyorsun,

Bahçe kadar dingin,

Çiçekler gibi beyaz her yanın

Ve ateşböceklerinin

Sessiz kıvılcımları gibi alımlı.

Ah, sevgilim,

Görüyor musun şu turuncu zambakları?

Annemi tanırlardı onlar,

Ama ben göçüp gittiğimde

Benim olan kimi tanıyacaklar?

 

Kaynak: https://www.poetryfoundation.org/poems/51735/the-garden-by-moonlight

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments