İçime sızan bir ırmağın ığıl ığıl akıntısını hissediyorum.

Fakat bu akıntının o denli kuvvetli sesi var ki şaşkınlık içindeyim.

Bir kanyonun koynunda hiçte yönetimi elimde olmayan bir kayıktayım.

Sonunu görmüyorum, kayığa yön vermiyorum fakat suyun berraklığından yana

şüphe götürmez haldeyim.

Yavaş ve bir o kadarda hızlı bir kentin sahibiyim.

Ben bu kentin en güzel sahibiyim!

Düşündükçe yeşilleniyorum.

Düşündükçe başım göğe eriyor.

Nasıl oluyor nasıl bitiyor bilmeden, ben bir alfabe öğreniyorum.

Bilmediğim bir lisan bunu biliyorum.

Fakat ne kadar da benim onu anlıyorum.

Aynaya bakıyorum şimdi bu düzlükte, saçlarım uçuşuyor.

Ben bir garipler ülkesinden, bir bilinenli yeni bir ülkeye gelmişim.

Sınırdan nasıl geçtiğime dair pek malumatım yok. 

Şimdi her yer ayna, her köşe başında baktığım benim.

Kendimle dolu bir sokaktayım fakat nasıl büyük bir kalabalık.

Ve hınca hınç değil.

Sakin ve sakin…

Ve doyuyorum aşka bu ülkede.

Doyuyorum sevmelere.

Ve açlığım her köşe başında ayyuka çıkıyor.

Bir başkaldırı belki de bu açlık fakat doymak için bir bahane daha buluyorum.

Meğer ne çok açlığım varmış.

Meğer ben ne çok kendime muhtaçmışım.

Ve safraları olmayan bir kentin dağlarında mor sümbüller topluyorum.

Ben bu kentin sahibiyim ve bu kentin en güzel sahibinin şahidiyim.

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Gamze Özmen

MUHTEŞEM!

Ayloş

Hisler kağıta dökülünce çok güzel 😍

%d blogcu bunu beğendi: