https://oncubanews.com/en/tag/alicia-alonso-en/

 

Alicia Alonso, 21 Aralık 1921’de dansın arka sokağı olan, Küba Havana’da doğdu. Sokaklarında müziğin, dansın eksik olmadığı Küba’da, 9 yaşında annesinin yeteneğini fark etmesi sayesinde bale eğitimine başladı. İlk defa sahneye çıktığı performansı 1931 yılında Çaykovski’nin “Uyuyan Güzel” eseri oldu.

Henüz dansının ilk adımlarını atarken, 16 yaşında, aşka tutuldu. 1937 yılında bir bale öğrencisi olan Fernando Alonso ile evlendi. Çift olarak devam ettikleri kariyerleri onlara New York’u işaret edince, akrabalarının da yardımıyla yönlerini değiştirdiler. Orada dans ve müziğin uyumunu bedenlerinde hissettikleri bir hayata kızları Laura’da katıldı. Alicia, dikkat çekici performansı sayesinde, Vera Volkova tarafından eğitilmek üzere Londra’ya gönderildi. 19 yaşında kariyerinin başında iken, görme sorunu ortaya çıktı. Her şeye rağmen, tek başına çalışmalarını sürdürürken iki kez göz ameliyatı oldu. 1941’de geçirdiği ameliyat sonrası 3 ay bandajlı yaşamak zorunda kaldı. İstenilen sonuç alınamayınca üçüncü bir ameliyat olması gerektiği anlaşıldı. Dansını hiçbir zaman ikinci plana atmadı. Üçüncü ameliyatını Havana’da olmaya karar veren Alonso, ameliyat sonrası 1 yıl neredeyse hiç hareket etmeden yatağa mahkûm oldu. En acısı da, kızı ve ilk aşkı olan dansından uzak kalmasıydı. Bir yıl sonra yavaş yavaş yürümeye başladı. Kendisine rehberlik etmek için verilen köpeği ile birlikte evinin yakınındaki bale kursuna gitti. Sahne, ışıklar ve müzik onu çağırıyordu. Doktorunun da izniyle başladığı bale çalışmalarına devam edebiliyordu artık. Her şey o kadar yolundaydı ki!

https://tr.wikipedia.org/wiki/Alicia_Alonso

Bir gün çıkan sert kasırganın söktüğü evinin kapısı hayallerine saplanmıştı. Kapı aralığından sağ salim sızan hayalleri American Ballet Theatre’da sahnelenen “Giselle” başrolünde tekrar canlandı. 1946’da topluluğun baş dansçısı olan Alonso, 1948’e kadar “Giselle” eserinde dans etti. Dünyanın en klasik bale tekniğine sahip olan Alicia Alonso, Igor Youskevitch ile ortak sanat faaliyetlerini sürdürdü. Partneri Youskevitch ve diğer dansçı arkadaşları gözlerinin tam olarak iyileşmediğini bildikleri için ona, özel teknikler yaratarak eşlik ediyorlardı. O da, yoğun çalışmasını bacakları ile yapıyordu. Koreografiyi önce bacaklarına ezberletiyordu. Dansını kusursuz yapabilmek için bazı spot ışıklarını renkli tercih edip, sahnede doğru ve esere uygun yerlere yerleştiriyordu.

Küba’da bale sanatını geliştirmek için 1948’de ülkesine döndü. Yoksul bir ülkede, zor şartlar altında yürüttüğü topluluk daha sonra “Küba Ulusal Bale Topluluğu”na dönüştü. Eşi Fernando Alonso topluluğun genel müdürlüğünü üstlenerek Alicia’nın her zaman arkasında olduğunu gösterdi. Bu yoğun dönemde dâhi, Sovyetler Birliği ve Fransa’da “Giselle”i sahneye koyarak izleyicileri büyülemeye devam etti.

1950’ler yıldızının sönmemek üzere parladığı yıllardı. Sovyetler Birliği’nde batıdan konuk olarak gelen tek sanatçı olma şerefine erişti. “Doğu Blok”u Avrupa ülkeleri ile birlikte dansını Asya’ya da tanıttı. Paris Operası, Danimarka Kraliyet Bale Topluluğu, Viyana Kraliyet Balesi, San Carlo Tiyatrosu Bale Topluluğu’nda yer alarak, dünyayı dansının sihri altına aldı. Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntı, faaliyetlerinin de sonu oldu. Ancak, bir süre sonra siyasî olaylar rejim değişikliğini de beraberinde getirdi. 1959’un Mart ayında Küba’ya dönen Alicia, “Ballet National de Küba”nın kurulması için kolları sıvadı. Alicia Alonso, bir sanatçının ülkesine karşı yerine getirmesi gereken tüm sorumlulukların bilincindeydi ve sanatı bu anlamda en büyük yardımcısıydı. Küba bale sanatının tartışılmaz ismi olan Alicia Alonso, hayatı boyunca aldığı prestijli sanat ödülleri ile onurlandırıldı.

Alicia Alonso, 17 Ekim 2019’da aramızdan ayrılarak, dansına başka bir dünyada devam etmeye başladı.

Işığın gölgesinde dans eden kadın Alicia Alonso…

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abonelik  
Bildir
%d blogcu bunu beğendi: