Gözlerimi yukarıya doğru çevirdim, gökyüzünü ilk defa bu kadar net görüyordum, bedenimdeki acıyı unutmuştum. Acı, tarif edilemez bir acı; soğuk demir bir parçanın vücudumun tüm organlarını kaskatı yapması…Yaklaşık kaç saattir buradaydım, 3 mü 5 mi? Hayır, hayır sadece 12 dakika oldu, iyi ama bu zaman neden geçmek bilmedi, bu acıya daha ne kadar katlanabilir?

Göz pınarlarımdan iki damla gözyaşı yüzümden çeneme doğru geliyordu, yutkunamıyorum, boğazım düğüm düğüm yutkunamıyorum…Sol elimin işaret parmağı üzerine beyaz güvercin kondu, acı çektiğimi anlamıştı sanırım, cennet bakan gözleri ile bana bakıyordu. Bakma bana öyle bakma, ben de böyle olsun istemezdim, henüz daha çok erken, daha yirmi yedi fidan dikecektim, martılara simit verecektim, Fadime teyzeye patik ipliği alacaktım, hayır daha çok erken, ama nefes almakta zorlanıyorum, sakin olmalıyım, telaş yapmamalıyım.

Güneşin sıcaklığını bedenim hissediyordu, bu iyi bir şey olmalı, o zaman daha henüz ölmüyorum.

Gökyüzü, gökyüzüne bakıyorum da ne kadar küçük olduğumuzu anlıyorum, dertlerimizin, mutluluklarımızın, acılarımızın hepsinin ne kadar küçük olduğunu anlıyorum. Yaklaşık bir saat on iki dakika on saniye önce, bulunduğum yerin tepesinde, uçurumdaydım, her zamanki gibi bir demet papatyam ve kitabım ile gelmiştim, ne bilirdim bu gelişimin bir son olacağını. Oturdum uçuruma yakın olan bir kayalığın üstüne, papatyalarımı da ayak uçuma koydum, bilemezdim kendisi ile gelecek kurmak istemediğim sözde beni seven adamın, beni elleri ile aşağı iteceğini bilemezdim!

Sağ avucumun içine karnımdan gelen kanların doluştuğunu hissedebiliyordum. 17 dakikayı geride bıraktım, gözüm kararmaya başladı, kuşların sesini de duymuyorum artık. Sol elimin işaret parmağının üzerinde oturan güvercini de hissedemiyorum, bu sefer ölüyorum galiba, son kez gökyüzüne baktım, son nefesimi aldım, gözlerimi 21. dakikada kapattım.

Peki şimdi neydi benim yaşadığım?

Kazanılan nedir? Kaybedilen?

Ben neden öldüm, öldürüldüm?

Sizden bir istirhamım olacak, benim için uçurumun kenarındaki papatyaları alır mısınız?

 

– Refika Algünerhan

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abonelik  
Bildir
%d blogcu bunu beğendi: