Kabusun ortasında onu her gördüğümde,

Aydan yansıyan ışığı yakalamaya çalışıyorum.

Tavana dikili gözlerindeki boşluğu içime çektiğimde,

Uykusuz ve sefilce geçen günleri saymayı erteliyorum.

 

Zaman yavaşlayıp durma noktasına geldiğinde,

Dozunu her gün arttırdığım alkol havuzunda yüzüyorum.

Benliği, yolun öbür tarafına geçerek boyut değiştirdiğinde,

Sanrılar yaratan beynimin kontrolünü kaybediyorum.

 

Işıklar, duvarlar, örtüler ve zemin beyazlaşırken,

Fiziksel öpüşümü gerçekleştirememeyi acıyla yaşıyorum.

Etrafı saran soğuk, ruhunu da ele geçirdiğinde,

İçimi sinsice parçalayan mutluluk rollerini oynuyorum.

 

Eskimiş giysilerim can bulup kendini parçalarken,

Gözlerimi kapıyorum ve anılarda hapsolmak istiyorum.

Hareketsiz bedenin içindeki düşünceleri çözmeye çalışırken,

Kendi karmaşık düşüncelerim içerisinde boğuluyorum.

 

Her sonun yaratacağı anlamsızlıklardan biri zırhımı delerken,

Gözyaşlarımı ve soğukkanlılığımı kaybediyorum.

Deli bir dansın içinde yerimi bulmaya çalışırken,

Eldiven ile saçlarını okşayarak umutlanmaya çalışıyorum.

 

Yüksek doz bitkinlik almış benliğim ölmeye bile üşenirken,

Melodinin yoğunluğunda buharlaştığımı hissediyorum.

Ölüm sonrası çalması gereken bir şarkıyı dinlerken,

Etrafımı örmüş alevden duvarlar ile birleşiyorum.

 

Halüsinasyonlarım yağmur damlalarına dönüşürken,

Aldıklarım ve verdiklerim eşitlenmeye başlıyor.

Yüz hatlarımdaki yarıklar giderek derinleşirken,

Yine yeniden sarsılarak maviye boyanıyorum.

 

Gölgemdeki çocuk paçamdan çekiştirip ağlarken,

İnsanlardan kaçarak kafamı karanlığa gömüyorum.

Sakatlanan bedenini huzurla terk etmeye çalışırken,

Beni de yanında götürmesi için yalvarıyorum.

 

Veda etmeden çıktığı yolculuğun bilinmezliğinde,

Geriye bıraktığı yakışıklı bedeni titreyerek yıkıyorum.

Etrafta dolaşan insanlardan daha canlı görünürken,

Parlak gözler tarafından izlendiğimi fark ediyorum.

 

Toprağın altında yanına yatıp ona sımsıkı sarılırken,

Huzurun sonsuzluğunda zamanı kaybetmek istiyorum.

Doğanın bütünlüğünü hissedip ben duygusunu yitirirken,

Kapatılan çukurun dibinde yolculuğuna eşlik ediyorum.

 

– Deniz Kenan Kılıç

Ruh & Zaman – Şizofren Hikayeler
Kitabının yazarı

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abonelik  
Bildir
%d blogcu bunu beğendi: