Yerden göğe kadar haklısın. Fazlası değil. Belki de gökten sonrasında haklı olmaktır önemli olan. Belki de yer ile gök arasındaki mesafe sandığın kadar uzun değildir. Çok merak ediyorum olmam gereken yerde ve görmem gereken insanlarla mıyım şu an? Görmem gereken benle miyim diye. Adının huzur olduğu kadar normal ve hezeyan sözcüğünü ilk defa duyan insanın iç acıması kadar enteresan bir hava var odada. Seni düşündüğüm sırada ki bu sıra yüzümdeki tebessümün oluştuğu sıra ile sıra arkadaşıdır; hemen değiştirdim yerlerini. Çok konuşuyorlar aynı sırada otururken. Ben de tebessümümü oturttum en arkaya; zaten seni düşünmek tebessümü eksik etmiyor, geri kalmaz derslerinden.

 

Erozyon mesela, ilk defa duyan her insanın bir şeylerin kaybolduğunu hissettirecek kadar ilginç tınısı ve yüzüne bakan herkesin hayatındaki eksikliği hatırlayacağı kadar hatırlatıcı. Yüzün ne çok benziyor erozyona. Ve huzurun aynen süpürülen toprak gibi, kaybolmuyor ama kalmıyor da. Nerde olduğu ve ne yaptığı merak edilen insanlar gibi yüzün. Olur olmaz yerde geliyor akla ve o kadar çok yürüyor ki aklım yüzüne, terliyor adeta. Terli aklımı merkezi bir yere taşıyasım geliyor yüzün çok gelip geçsin diye. Gözünün ardındaki hüznü sahiplenesim var. Onu daha mı çok sevdim yoksa sırf seviyormuş gibi yapıp kurtulmak mı amacım bilmiyorum.

 

Kelebek mesela, ilk defa duyan her insan gülümser sanki, sanki hüznün bile bir kelebek. Hani küsse bile çocuklar daha şirin olurlar ya o zaman. Hüznün bile kelebek. Hüznün hak ettiği kadar sevilememiş şehirler gibi, başı dik ve gururlu. Seviyorum hüznünü.

Adın mesela, ilk defa duyan bir insan adını normal bulur ama benim için yeşilin bittiği yerde başlıyor adın ve hiçbir çiçek şikayetçi olmuyor bu sondan. Tüm çiçeklerin sonu gibi yüzün. Yüzün bitmemesi istenen bir hayatın sonuna sevinilecek ve inanılacak kadar güzel bir başlangıç. Yüzün huzur.

 

– Sena BALTACI

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abonelik  
Bildir
%d blogcu bunu beğendi: