
İnsan bazı şeylere inanarak ayakta kalır. Ama her inanç, güç vermez. Bazıları yavaş yavaş ağırlaşır. Taşıdıkça hafiflemez, tam tersine içini oyduğunu fark edersin.
İnanmak bazen umut değildir. Bazen sadece vazgeçememektir.
Bir şeye uzun süre inanırsın. Bir insana, bir fikre, bir yarına… Zaman geçtikçe inancın şekil değiştirir. İlk günkü gibi parlak değildir artık. Kenarları aşınmıştır ama yine de bırakmazsın. Çünkü bırakırsan, onca zamandır tuttuğun yer boşa düşecekmiş gibi gelir.
İnsan en çok burada yorulur. Devam etmekle vazgeçmek arasında, ikisine de gücü yetmediği yerde.
Bir noktadan sonra şunu fark edersin; inandığın şey değişmemiştir belki ama sen değişmişsindir. Eskiden cesaret saydığın şey, şimdi gözü kapalı yürümek gibi gelir. Eskiden umut dediğin şey, şimdi alışkanlığa benzer. Ve insan alışkanlıkla umut arasındaki farkı fark ettiğinde, içi biraz sızlar.
Çünkü umut canlıdır. Alışkanlık ise sadece sürer. Bazı sabahlar uyanırsın ve hala inanıyor olman seni şaşırtır. Neden hala buradayım diye sorarsın kendine misal. Cevap net değildir ama bir şey seni orada tutar.
Belki hatıralar, belki sözler, belki de yarım kalmış ihtimaller…
İnsan yarım kalan şeylere inanmayı kolay bırakır mı? İnandığın şey seni artık korumuyordur belki. Ama sen onu koruyorsundur. İşte o an burukluk başlar.
Bir şeyden vazgeçmediğin için değil, vazgeçemediğini anladığın için. Bu burukluk yüksek sesli değildir. Kimseye anlatılmaz ve gösterilmez. İçte, sessizce durur. Bazı akşamlar daha ağır hissedilir. Bazı cümlelerin arasında kendini belli eder.
Umuda inanmak artık coşku değil, bir tür sadakat olur. Ve sadakat her zaman mutlu etmez.
Bu yüzden insan bazen inandığı şeyle birlikte yaşlanır. Eksilerek, sessizleşerek, daha az anlatarak. Ama hala inanarak. Buruk olan da budur zaten. Tam kopamamaktır, tam bağlanamamaktır. Bir ayağın devam etmek ister, diğeri hala oradadır. Umudun artık seni ileri taşımıyordur belki ama seni tutuyordur düşmemen için.
İnsan her anıyı haykırmaz. Bazılarını sadece sessizce taşır. Bir yük gibi değil, bir iz gibi. İşte bu yüzden en zor vazgeçilen şeylerden biridir umut.
Ve bu yüzden, umudun içinde hep biraz burukluk vardır.




