
Sultan sıfatıyla yaşadıkları birbirine zıt olsa da gözümün, gönlümün sultanı Zeynep Sultan. Rüzgârın bile bozlak söylediği yerde, Kırşehir’in bir köyünde doğmuş Zeynep. Henüz annesinin karnında iken şehit düşmüş babası Ali, askerde. Doğmadan bir sıfat daha eklenmiş adına; Şehit Kızı Zeynep… Annesi Eşe gözyaşlarını yufka hamuruna karıştırarak büyütmüş O’nu. Babasının yokluğu, O’nun içinde bir boşluk değil; koca bir sessizlik olmuş. Her gece yıldızlara bakar, belki de babasının mezarını gökyüzünde ararmış, Şehit kızı Zeynep Sultan…
Okula hiç gitmemiş. Gitmemek için saklanmış hatta. Öğretmenlerin ev ev dolaşıp çocukları okula yazdığı o yıllarda, samanlıkta, karanlığa sığınmış, harflerden kaçmış Zeynep Sultan. Belki korkudan, belki utançtan, belki de kimseye anlatmadığı bir sebepten. Okuma yazma bilmemek, O’nun en büyük yarası olmuş. Her mektupta bir başkasına muhtaç olmak, tabelalara yabancı kalmak, resmi evraklarda susmakla korkmak arasına sıkışmak…
Harfler, onun için bir duvar olmuş. Hep dışında kaldığı bir dünyanın duvarları. Ama susmayıp, içinde biriktirdiği kelimelerle değil, sabrıyla konuşmuş. Her susuşu bir dua, her bakışı bir ağıt. Harfsizliğin karanlığında bilgi yerini hikmete bırakırken, ellerinde nasır, gözlerinde dua, sesinde sabır …
On ikisinde eş, on beşinde anne idi. Baba yerine koyduğu amca evinden ayrılmış sessiz çığlıklarıyla seçimlerinin değil mecburiyetlerinin şekillendirdiği yaşamına devam ediyordu. O’nun suskunluğunda aradığı kelimelerle kendi eksikliklerini tamamlamaksa çocuklarına düştü.
Zeynep Sultan hâlâ okuma yazma bilmiyor. Ama oğlu, bir öğretmen. Ben öğretmen oldum, çünkü bir kadının harflerden kaçışı, beni kelimelere daha çok yaklaştırdı. Ve bu, O’nun en sessiz ama en gür zaferi.
Sıfatlarından; Şehit Kızı bâki, Sultanlığı mı? O belki de sadece oğlunun gözünde…
Ben Yasin… Bir öğretmenim. Annem hâlâ okuma yazma bilmiyor. Ama ben, O’nun suskunluğundan bir meslek, bir hayat, bir umut inşa ettim. Çünkü bazen bir annenin sessizliği, bir evladın sesine dönüşür.
Ve o ses, belki de bir gün bir ülkenin vicdanında yankılanır…




